20 Haziran 2019, Perşembe
Ana Sayfa / Belirli Gün ve Haftalar / 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs) / 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs)

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs)

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı Basın Açıklaması

Şan ve şereflerle dolu tarihimizin önemli dönüm noktalarından 19 Mayıs 1919’un ???  yıldönümü kutlu olsun.

          Aziz vatanımızın işgale uğradığı bir dönemde şanlı Türk tarihinden ve soylu milletimizden aldıkları güçle Samsun’da bağımsızlık meşalesini yaktıkları o kutlu günün üzerinden ??? yıl geçmiştir. Ancak geçen ??? yılda; 19 Mayıs 1919 öneminden hiçbir şey kaybetmemiş aksine zor zamanlarda Türk Milletinin hürriyet aşkının ve sarsılmaz gücünün nişanesi olarak milletimize güç vermiştir.

          Türk tarihi şanlı zaferler ve fetihlerle dolu bir kahramanlıklar tarihidir. Aziz milletimiz, tarih boyu büyük devletler kurmuş ve gittiği yerlerde iz bırakan medeniyetler oluşturmuşlardır. Ancak; Türk tarihinde bu zaferler, fetihler ve büyük medeniyetlerin yanında büyük buhranlar ve sıkıntı dönemleri de vardır. Türk milleti, tarih boyunca böyle buhran dönemlerinde defalarca varlık mücadelesi vermek zorunda kalmıştır.

          Milli mücadelenin başladığı tarihler de yine böyle büyük sıkıntıların yaşandığı, Türklüğün canına kast eden emperyalizmin aziz vatan topraklarını işgal ettiği bir tarihtir. Ama aziz milletimiz tarihin her döneminde karşı karşıya kaldığı zor ve sıkıntılı şartları aşmış, kara bulutları üzerinden dağıtmayı bilmiştir.

          19 Mayıs 1919 da Türk milletinin adeta yeniden doğduğu kutlu bir gündür ve aziz milletimizin gönlünde çok önemli bir yere sahiptir.

          Mazlum ve davasında haklı bir milletin zulme ve eziyete karşı başkaldırısı olan 19 Mayıs, soylu milletimizin gurur kaynağı olduğu kadar, dünyadaki tüm ezilmiş ve işgale uğramış milletlerin örnek aldığı asil bir direniş ve bağımsızlık hareketidir.

          Bu duygu ve düşüncelerle, Aksaray Barosu 19 Mayıs 1919’un; ???. yıldönümünde aziz milletimizin ve Türk gençliğinin Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz.

 

belirli günler19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı Nedir?

Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman bizi Osmanlı hanedanları yönetiyordu. Başımızda padişah vardı. Genel Kurmay Başkanı vekili, üç rütbe birden terfi ettirilen damat Enver Paşa’ydı. Enver Paşa, aynı zamanda Harbiye Bakanlığı görevini de yürütüyordu. Savaş başladığı zaman, bir Alman hayranı olan Enver Paşa’nın eğilimi belliydi. Ona göre Savaşı Almanlar kazanacak, biz de savaştan payımıza düşeni alacaktık.


Mustafa Kemal Paşa, o günlerde savaşın ülkemize bir felaket getireceğini düşünüyor, bütün gayreti ile savaş dışında kalmamız için uğraşıyordu. Hatta diyordu ki, eğer savaşa girmemiz kaçınılmaz ise, Almanların yanında değil, karşısında girmeliyiz.


Ne var ki, Enver Paşa bu görüşün karşısında olduğu için, bir “oldu-bitti” yöntemiyle ordularımızı Almanların yanında savaşa soktu. 


Türk askerleri dört yıl süren savaşta cepheden cepheye koştu. Ama, müttefikimiz olan Almanlar, Bulgarlar ve Avusturyalılar, savaşta silah bıraktılar, yenildiklerini ilan ettiler. Ne yazık ki, biz de silah bırakmak zorunda kaldık.
30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşmasıyla yurdumuzu işgal etmek süreci başladı. (Mondros. Ege Denizi’nde bir Yunan liman kentidir)       


Düşmanlar yurdumuzu işgal ederken, Mustafa Kemal Paşa’da Suriye cephesinde İngilizlerle yaptığı savaşı bırakıp, İstanbul’a dönmek zorunda kalmıştı. O, İstanbul’a geldiği zaman düşman gemileri, Dolmabahçe rıhtımına çoktan demir atmışlardı. Onları görünce Mustafa Kemal’in ağzından şu sözler döküldü: “Geldikleri gibi giderler”
Aradan günler geçti, Mustafa Kemal, bir süre istanbul’da kaldı, dinlendi. Sonunda hiçbir şey yapamayacağını anlayınca, Anadolu’ya geçmek için yollar aradı.

Bu işi en iyi yapacak komutanın Mustafa Kemal Paşa olacağını düşünen saray çevreleri, O’nu Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atadılar.Mustafa Kemal gidecek, Samsun yöresindeki Türk çetelerini susturacaktı. Böylece de İngilizlerin istedikleri olacaktı.


Onlar Mustafa Kemal’in ne yapacağını kestiremediler. Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919’da, Bandırma Vapuru ile hareket etti. O günlerde de Yunan orduları İzmir’e çıkıyorlardı.


19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktı. Oradan Amasya’ya geçti. Halka ülkemizin durumunu anlatan bir bildiri yayınlayarak, halkımızı direnişe çağırdı. Çünkü artık padişahtan umudunu kesmişti.


Mustafa Kemal, Amasya’dan Erzurum’a, Sivas’a gitti, yeni bir savaş için halkımızı örgütledi. Başlatılacak savaşı yönetmek için. 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldi. Savaş hazırlıklarına başlandı.Türk halkının söz sahibi olmasını düşünerek, Mustafa Kemal, 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisini, yurdun her yöresinden gelen 115 milletvekili ile açtı ve kendisi Başkan seçildi.Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’ni oluşturarak, Anadolu’da bir hükümetin varlığını her yöreye duyurdu ve savaş başladı.


Dört yıl kadar süren Kurtuluş Savaşı’nda ordularımız, İnönü’nde, Sakarya’da, Dumlupınar’da büyük savaşlar vererek, düşmanı dize getirdi. Yenilen düşmanlar yurdumuzu terk etmek zorunda kaldılar. Düşmanlarla birlikte, padişah Vahdettin de bir İngiliz gemisine binerek yurdumuzdan kaçtı.


Sonra, Türk Devleti kuruldu. Cumhuriyet ilan edildi, büyük devrimler yapıldı. Ülkemiz bugünkü duruma geldi. Bunların hepsi Atatürk’ün cesareti, inancı, kararlılığı ve sarsılmayan azmiyle gerçekleşti.


Ondan dolayı 19 Mayıs, Kurtuluş Savaşı’nın başlatıldığı tarih olduğu için, bayram ilan edildi. Atatürk, 23 Nisan Bayramı’nı çocuklara, 19 Mayıs Bayramı’nı da Gençlere armağan etti.

 

belirli günler19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Genlik ve spor bayramı örnek konuşma metni

Sayın Bakanlık ……., Sayın Okul Müdürüm, Kıymetli meslektaşlarım, Sevgili Öğrenciler,

Bugün, Mustafa Kemal’in Samsun’da tutuşturduğu kurtuluş meşalesinin, Anadolu’da elden ele, gönülden gönüle dolaşmasının ??. yıldönümü. O gün Samsun’un vatanperver insanlarını selamlayan Atatürk’ün taşıdığı duygularla, sizleri selamlıyorum.

Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcıdır 19 Mayıs;

19 Mayıs, sadece Türk millî kurtuluş hareketinin başlangıcı değil, yeni Türk devletinin de çağdaş değerlerle milletler ailesi içerisinde yerini almasının adıdır.

19 Mayıs, gençlik; gençlik gelecek demektir. Türk genci, Türk İstiklali ve Türk Cumhuriyeti’nin yılmaz bekçisi, bugün ve yarınların tek ve en büyük güvencesidir.

“Sizler yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar.” diyor Atatürk.

Sevgili gençler,

“Siz Türk’e istiklâl aşkını veren, Kara Fatmaların, Nene Hatunların, Yalnız Efelerin; Siz “Ya istiklal ya ölüm diyen: Antepli Şahinlerin, Sütçü İmamların, Hasan Tahsinlerin, Seyit Onbaşıların; Siz tarihi tarih yapan Barborosların, Ulubatlı Hasanların, Yavuzların, Atatürklerin soyundansınız.”

Binlerce şehit vererek, sıkıntı ve yokluklar içinde, büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, en başta gelen görev ve sorumluluğunuz olmalıdır.

Sevgili gençler,

Temeli 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan “milli egemenlik” ilkesi ile, birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanmış, çarenin ancak millette olduğu tescillenmiştir.

Bugün de vazgeçilmez güç kaynağımız olan “Milli İrade”nin yaşatılması için hepimize ve özellikle de Atatürk’ün 19 Mayıs’ı armağan ettiği siz gençlere büyük görevler düşmektedir.

Unutmayınız ki sizler: Atatürk’ün eserlerinin temel taşısınız.
Unutmayınız ki: her 19 Mayıs’ta, Samsun’dan, elden ele Ankara’ya koşturulan bayrağımız, rengini, siz asil Türk evladının damarlarındaki asil kandan almaktadır.
Unutmayınız ki “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”

Sözde değil, bu özde duygularla, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; siz gençlerimizin bayramını tebrik ediyorum.

 

19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı

Dr. Sadık Özen

             19 Mayıs Cumhuriyetimizin kurulmasındaki ilk adımdır ve en büyük temel taşlarından biridir. Bu nedenle, önemi göründüğünden çok daha büyüktür. Kutlanması, ne denli görkemli yapılırsa yapılsın yine de olması gerektiğinden azdır. Mustafa Kemal Atatürk; Türk Ulusu’nun kalbindeki yerini, 19 Mayıs günü Samsun’a ayak bastığı gün almış ve bu günden başlayarak her geçen gün yeni derinlikler kazanmış ve ebedileşmiştir.  Bu günden sonra, Türk toprakları, Türk Vatanı olma özelliğini kazanmıştır. Onun içindir ki, Samsun’dan ve yurdumuzun dört bir köşesinden yola çıkan gençlerimiz, vatan topraklarını Anıt Kabir’e getirerek, Atalarının sonsuza kadar yatacağı toprakla birleştirirler. Bu olay, bölünmez bütünlüğümüzün sembolü olmuştur.

 

            Bu bayram, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Gençliği’ne verdiği değerin ve duyduğu güvenin ifadesidir. Gençliğe hitabını bu günde yaparak, sonsuza kadar yaşaması için kurduğu Cumhuriyet’i Türk Gençliği’ne emanet etmiş ve muhtaç olduğu kuvvetin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunu söyleyerek gençliği güçlendirmiş ve onurlandırmıştır. Hiçbir hitabet, bunun kadar gerçekçi, bunun kadar umut verici, bunun kadar cesur, bunun kadar aydınlık olamaz ve bu ölçüde kesinlik taşıyamaz. Bu nedenledir ki; bu hitap gençliğin kanına ve ruhuna sinerek ölümsüzleşmiştir. Atatürk’ün ilkeleri ve öğütleri, işte bu nedenle sonsuza kadar yaşayacaktır. Bundan hiç kimselerin şüphesi olmasın.

 

            Ülkemizi bölmek ve yıkmak isteyenlerin bütün çaba ve girişimleri, bu hitabın oluşturduğu çelikleşmiş irade önünde tarumar olacaktır. Türk Gençliği kendisine bırakılan emaneti canı pahasına koruyacaktır. Geçmişte şehit kanlarıyla sulanmış bu topraklar, yeni kuşakların şehit kanlarıyla sulanmaya devam etmektedir.

 

            Atam müsterih uyu; Türk Gençliği verdiği sözü yerine getirmekte kararlıdır. Cumhuriyetimiz sonsuza kadar payidar olacaktır. Ne mutlu Türküm diyene…Ne mutlu böyle bir gençliğe sahip olan Türk Ulusu’na…Ne mutlu Atatürk’e…

 

belirli günler
19 Mayıs Oratoryosu : Bir Güneş Doğuyor

19 MAYIS ORATORYOSU : BİR GÜNEŞ DOĞUYOR
1.Solo: – Atatürk diyor ki: “Bizi öldürmek değil, canlı canlı mezara gömmek istiyorlar.”Kara bulutlar   Türkiye’nin üzerinde dolaşıyor. Mondros Mütarekesi peşinden Sevr Antlaşması ve ateşkes.


Koro: – Böyle antlaşma olur mu? Yurt parça parça edilmiş, Anadolu insanı, kan ağlıyor.

2.Solo: – Memleketin asıl sahibi olan Türk halkı başsız, bölünmüş kuşku  içinde, bezgin haldedir.


3.Solo: – Kurtuluş ve bağımsızlık umutları ve çalışmaları bölgesel kalmakta birleşememektedir. Memleketin batı ve güney bölgelerinde silahlı karşı koymalar başlamıştır;fakat sayıca çok ve silah  bakımından üstün düşman kuvvetleri karşısında bu direnmeler kırılmaktadır.


Koro: – İşte, bu durumda Mustafa Kemal çıkıyor ortaya ve diyor ki: “Bir tek karar vardır, o da ulusal egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız, bağımsız bir Türk Devleti kurmak.”


1.Solo: – Yurdun çeşitli yerlerinde direnme hareketleri devam ediyor, düşmana kurşun sıkılıyor, vurulan yumruklar memleket kadar büyük, eline silahı alan memleket savunmasına katılıyor. Aralarında dayanışma yok, dağınıklık herkesi tedirgin ediyor. Anadolu sahipsiz, bir önder, bir kumandan bekliyor. dersimiz.com


2.Solo: – İşte,Bandırma vapuru bu önderi, bu kumandanı getiriyor, Samsun’dan Kurtuluşa bir güneş doğuyor.


3.Solo :- Evet Mustafa Kemal bir karar veriyor.Verilen bu kararı ise şöyle açıklıyor. “Türk Milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet  olarak yaşaması esastır.  Bu esas, ancak tam bir bağımsızlıkla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve ne kadar varlıklı olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan daha yüksek bir muameleye layık görülmez. Böyle bir millet, esir yaşamaktansa ölmeyi tercih eder.”


1.Solo: – Böyle bir durum karşısında Samsun’da doğan güneşin yükselmesi, tüm ülkeyi aydınlatması, milli birlikle sağlanabilir.


Koro: – On dokuz Mayısta Samsun ufkundan
Bir güneş yükseldi göklere doğru
Bir millet uyandı derin uykudan,
Koştu o parlayan güneşe doğru
Bu güneş hürriyetin müjdecisiydi
Mustafa Kemal’in ta kendisiydi


2.Solo: – İşte, hakiki kurtuluşu ölmekte bulan bu “Güneş”, Samsun’da doğarken “Ya İstiklal Ya Ölüm!” parolasıyla doğmuş, halkın kurtuluşa giden önderi olmuştur.


3.Solo: – Bu Güneş; Samsun’dan sonra, Amasya, Sivas, Erzurum ve oradan da yeni bir Türk devletinin kuruluş meşalesini yakmak için Ankara’da doğacaktır.


Koro: – İşte on dokuz Mayıs !
Vardık bir kapısına Anadolu’nun, önlerine Samsun’un.
Öyle büyüdü ki ağzımız,
Öyle acıktık ki,
Bize ekmek değil, dağ sunun
Tez Erzurum’a, Sivas’a, Ankara’ya…


1.Solo: – On dokuz Mayıs Atatürk’ün doğum günüdür. On dokuz Mayıs, kurtuluş güneşinin Samsun’da parladığı gündür. On dokuz Mayıs Türk Milletinin, kurtuluşa adımını attığı gündür. On dokuz Mayıs Türk Milletinin önderini bulduğu gündür.


2.Solo: – Bu önder vatanı düşmandan kurtardı. Yeni Türk Devletinin temellerini attı. Yeni Türk Devletini kurdu ve siz gençlere emanet etti. Emanet ederken de şöyle dedi:


3. Solo:-  “Gençler!… Cesaretimizi pekiştiren, sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile insanlık ve uygarlığın, vatan sevgisinin en değerli sembolü olacaksınız.”


Koro: – Biz de !  Gençler olarak, bize emanet edilen bu vatanı, en iyi şekilde yücelteceğimize ve koruyacağımıza söz veriyoruz…

 

belirli günler
19 Mayıs’ın Anlamı Konuşma Metni

19 MAYIS’IN ANLAMI


Türk Tarihinde kutlanması gereken günler vardır. Bunlardan biri 19 Mayıs 1919’dur. 19 Mayıs 1919 Anadolu’da yeni Türk Devleti’nin fiilen temellerinin atıldığı gündür ve Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin başlangıcıdır. Yüce Önder Atatürk’ün Büyük Nutkunu bu olayla başlatması, doğum gününü soranlara 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun kanıtı sayılmalıdır. 19 Mayıs’ın millî bayram olarak ilân edilmesi bu yargıyı daha da pekiştirmektedir. Atatürk, gerek Millî Mücadele döneminde, gerekse Cumhuriyet döneminde yurdumuzun birçok şehrini ziyaret etti. Bu ziyaretler, o şehirlerin mahallî övünç günleri olarak kutlandığı halde sadece 19 Mayıs yasa ile millî bayram kabul edildi. 


19 Mayıs, sadece Türk millî kurtuluş hareketinin başlangıcı olmakla kalmadı, yeni Türk devletinin çağdaş değerlerle milletler ailesi içerisinde yerini almasını da sağladı. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıktığı andan itibaren zihnini meşgul eden problem millet iradesinin devlet hayatımıza yansıtılmasını sağlamaktı. Hatta denilebilir ki bunu kurtuluşun önüne koymuş millî mücadelenin vaz geçilemez ilk şartı saymıştı. 19 Mayıs’ı izleyen günlerde yapmış olduğu yazışmalardaki terminolojiye bakılacak olursa, bu açıkça görülür. İzmir söz konusu olduğunda “ordu ve millet bu işgali tanımayacaktır” derken bunu kastediyordu. Samsun’dan Kâzım Karabekir Paşa’ya çektiği telgrafta “millet ve memlekete medyûn olduğumuz en son vazife-i vicdaniye”den amacı da buydu. Kurtuluş mücadelesi ancak milletle birlikte kazanılabilirdi. Milletle kazanılan mücadeleyi, yine milletle taçlandırmak lâzımdı. Yayın hayatına başlamalarına öncülük ettiği ilk iki gazeteden biri İrade-i Millîye, diğeri Hâkimiyet-i Millîye adını taşıyordu. Bu değerler ve kavramlardır ki onu Türk Milletinin kalbinde “milletin kurtarıcısı”, “devletin kurucusu” payesine yükseltmiştir.

belirli günlerAtatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı hakkında genel bilgi

19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a geldiği gündür. Ulusal bayram günümüzdür. Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.
1914’de başlayan Birinci Dünya Savaşı dört yıl sürdü. Savaş öncesi Avrupa’nın belli başlı ülkeleri ikiye ayrıldı. Birbirleriyle savaştılar. Bu savaş­ta bizimle birlikte onlar yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıl­dık. Savaş sonunda Mondros Silah Bırakışması imzalandı. Buna göre Fransızlar Adana ve Hatay’a; İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon’a; İtalyanlar Antalya’ya yerleştiler. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir’e girdi. Böylece yurdumuz paylaşıldı. Ordularımız dağıtıldı, İstanbul Boğazı düşman gemileri ile doldu.
Trablusgarp’da Birinci Dünya Savaşı’nda Anafartalar’da düşman güçlerini yenen Mustafa Kemal bu kez yurdumuzu kurtarmak için Anadolu’ya geçmeye karar verdi. 16 Mayıs günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru’na bindi. Bu yolculuğu General Hikmet Gerçekçi şöyle anlatıyor : «Karargah üstlerinin hemen hepsini deniz tutmuştu. Kimse kamarasından dışarı çıkamıyordu. Samsun’a az bir yolumuz kalmıştı. Herhangi bir terslik çıkmazsa, çok değil yarın sabah orada olacağımızı ümit ediyorduk, bu düşünceler içinde güvertede ellerimle küpeşte demirini tuta tuta yürümeye çalışırken O’nun kamarasından çıktığını gördüm. Sert bakışlarıyla ufka bir göz gezdirdikten sonra kaptan köşküne çıktılar. Bandırma vapurunda hemen herkesi deniz tutmuştu, oysa Mustafa Kemal dipdiriydi ve çok sağlıklıydı. Kıyı bir ana baba günü halini aldı. Gemimiz demir atınca coşkun gösteriler yükseldi. Hemen ardından geminin etrafını kayıklar aldı. Halkın bu coşkun gösterisini görünce boğazıma bir şey tıkandı, gözlerim yaşardı. Vapur 19 Mayıs sabahı Samsun Limanına yanaştı. Kemal Paşa ve arkadaşları Samsun’da sevinç gösterileri ile karşılandı.» Burada bir hafta kalan Mustafa Kemal Paşa, 27 Mayıs günü Havza’ya geldi. Çalışmalarını burada da sürdürdü.
Mustafa Kemal, Amasya’da yayınladığı genelge ile ulusu, ülkenin bütünlüğünü, bağımsızlığını kurtarmak için birlikte çalışmaya çağırdı. İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal Paşa’nın bu çalışmalarından hoşnut değil­di. Harbiye Bakanı Mustafa Kemal Paşa’yı İstanbul’a çağırdı. Bunun üzerine M. Kemal Paşa padişaha telgraf çekerek askerlikten çekildiğini bildirdi. Mustafa Kemal Paşa bundan böyle çalışmalarına sade bir yurttaş olarak devam etti. 4 Eylül günü Sivas’a gitti. Sivas Kongresi’nde «Ya bağımsızlık, Ya ölüm» ilkesi kabul edilerek yurt düşmandan kurtarılıncaya dek savaşmaya and içildi.
Mustafa Kemal Paşa Sivas’tan sonra Ankara’ya geldi 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclisi’ni topladı. Meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Paşa düzenli ordular kurdu. Bu ordular düşmanlarla çarpışmaya başladı. Birinci İnönü, ikinci İnönü, Sakarya ve Başkomutanlık Meydan Savaşı sonunda yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.
19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. Bugün aynı zamanda Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mızdır. Spor beden eğitimidir. Spor bedeni geliştirir. Sağlıklı olmamızı sağlar. Spor yapanlar hayatta daha başarılı olurlar. İyi bir sporcu sağlam bedenli, becerikli ve başa­rılı bir insandır, içki, sigara kumar gibi alışkanlıkları yoktur. Spor kötü alış­kanlıkların edinilmesine fırsat vermez.
İlk, orta, lise ve dengi okullarımızda izci örgütleri vardır. İlk okullar­daki bu örgüte küçük izci denir, izcilik, öğrencileri yaşamın güçlüklerine alıştırır. İzcilerin özel giysileri, çantaları, mataraları, ipleri ve çakıları vardır. Beden eğitimi öğretmenleri izcilere yürüyüşler yaptırır. İzciler için yaz aylarında ormanda, yaylada, göl ve deniz kıyısında izci kampları kurulur. Bu kamplarda izciler yaşamın güçlüklerine alışırlar.
19 Mayıs’ta yurdumuzun her yerinde izciler, öğrenciler ve gençler spor gösterileri yaparlar.
19 Mayıs; 1981 yılından başlayarak «Atatürk’ü Anma Günü» olarak da kutlanmaya başlandı. Atatürk bir söyleşi sırasında : «Ben 19 Mayıs’ta doğdum» demiştir. 19 Mayıs bir yandan Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlan­gıcı öte yandan ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk’ün doğum yıldönümü olarak törenlerle kutlanır.

belirli günlerAtatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı konulu güzel sözler

GÜZEL SÖZLER
* 19 Mayıs güven, sevinç, hareket günüdür.
* 19 Mayıs yeni Türkiye’nin ve Atatürk’ün doğum günüdür.
* Spor gençliğin kuvvet kaynağıdır.
* Gençliğinde dik duranın ihtiyarlığında beli bükülmez.
* 19 Mayıs ulusal egemenliğin başlangıç günüdür.
* Zafer, “zafer benimdir” diyebilenlerindir.
* Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
* Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.
* Zafer barışın en kısa yoludur.

ATATÜRK’ÜN GENÇLİK İLE İLGİLİ BAZI SÖZLERİ
* Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak.
* Türk çocuğu, çok zekisin, bu belli; fakat, zekanı unut, daima çalışkan ol.
* Bütün ümidim gençliktedir.
* Her kafanın anlamaktan aciz olduğu yüksek bir varlıktır gençlik.

belirli günlerAtatürk’ün Gençlik İçin Söylediği Sözler

ATATÜRK’ÜN GENÇLİK İÇİN SÖYLEDİĞİ SÖZLER :


Sağlam bir gençlik, Türkiye’nin mayasıdır.


Genç düşünceli demek, gerçek düşünceli demektir.


Türk genci, devrimlerin ve demokrasinin sahibi ve bekçisidir.


Her çeşit spor çalışmalarını, Türk gençliğinin ulusal eğitiminin ana ögelerinden saymalıdır.


Düşünce gelişmesine olduğu gibi beden gelişmesine de önem vermek ve özellikle, ulusal karakteri derin tarihimizin esinlettiği yüksek derecelere çıkarmak gerekir.


Gençler, siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan île, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en değerli sembolü olacaksınız.


Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.


Türk çocuğu, çok zekîsin! Ama zekanı unut! Her zaman çalışkan ol.

 

belirli günlerBayram Günü (Onur DURUKAN)

Güler yüzlü bir bahar sabahıydı. Babam:

-«Onur, bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı. Bayram törenini birlikte izleyelim.» dedi.
Hemen babamın boynuna sarıldım. Yanaklarından öptüm, içim içime sığmıyordu.

-Sağol baba. Beni ne çok sevindirdin bilemezsin, dedim.
Hemen kahvaltımızı yaptık. Babamın elinden tutarak bayram yerine doğru yürüdük. Yol boyu evler, dükkanlar, mağazalar, okullar, daireler bayraklarla donatılmıştı. Geçit töreninin yapıldığı alana geldik. Konuşmacılar Atatürk’ten Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan kongrelerden söz etti­ler. Çok güzel şiirler okundu. Sonra çeşitli spor gösterileri seyrettik. Liseli ağabeylerin gösterileri çok güzeldi. Ateş çemberinden atlıyorlardı. Burada en çok hoşuma giden gösterilerden biri, beyaz ve kırmızı eşofman giymiş ağabeylerin yere yatarak bayrağımızın resmini çizmeleriydi. Bu gösterileri bütün seyirciler ayakta dakikalarca alkışladılar. Eve gelirken babama :

-Baba, neden 19 Mayıs Bayramı yapılıyor diye sordum.

-«Yavrum dedi. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yurdumuzu düşmanlar paylaştılar. Bize yalnız Ankara ve çevresindeki bazı iller kalmıştı. işte bu sırada Atatürk «Türk yurdu bölünmez bir bütündür» diye harekete geçti. 19 Mayıs bin dokuz yüz on dokuzda yurdu düşmandan temizlemek için Samsun’a çıktı. Oradan Amasya’ya, Erzurum’a, Sivas’a giderek Ulusal Kurtuluş Savaşı hazırlıklarına başladı. Ordular kurdu.
Daha sonra yaptığı savaşlarla düşmanı yendi. 29 Ekim bin dokuz yüz yirmi üçte cumhuriyeti ilan etti.
O tarihten beri, her yıl Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gün olan 19 Mayıs’ı Gençlik, Spor Bayramı ve Ata’yı Anma Günü olarak kutluyoruz. Atatürk bu bayramı «Türk gençliğine armağan etti» dedi.

-Demek Ulusal Kurtuluş Savaşımız 19 Mayıs bin dokuz yüz on dokuzda başladı. Onun için her yıl bu ulusal günü bayram yaparak kutluyo­ruz. Gençlik, Spor Bayramı size kutlu olsun, babacığım, dedim.
Babam durdu, gülümsedi.

-Onur. bayram hepimizin bayramı. Hepimize kutlu, mutlu olsun yavrum, dedi.
Onur DURUKAN

 

belirli günlerMustafa Kemal Paşa Samsun’da (Ahmet Remzi COŞKUNER)

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da
Samsun’a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra
kentin postanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o günü söyle anlatıyor :
Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadı­ğı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım.

-Buyurun Paşam.

-Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.

-Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!

-Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.
Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

-«Sen ölürsen ben de ölürüm» dedi.
Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabu­cak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istedi­ği konuşmayı yaptı, sonra;
«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» Dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte…


Ahmet Remzi COŞKUNER

 

belirli günlerSporun İnsan Sağlığına Yararları

Sporun İnsan Sağlığına Yararları

 

Spor, vücudumuzun sağlam, güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar.

 

Spor sayesinde vücuttaki yağlar erir ve yanar.

 

Fazla karbon dışarı atılır, yerine oksijen girer.

 

Solunum hızlanarak damarlardaki kan iyice temizlenir.

 

Spor yapanların kalbi de iyi ve düzenli çalışır. Böylece hücre ve dokulara daha çok kan gideceğinden vücudun her organı iyi beslenmiş olur.

 

Açık havada, düzenli olarak yapılan spor, vücut kaslarını, sinir sistemini güçlendirir.

 

Stresin atılmasını sağlar.

 

Atletik, istenen ölçülerde, dayanıklı bir vücut yapısına sahip olmamızı ve sağlıklı, huzurlu bir biçimde yaşamamızı sağlar.

 

Sporun yararlarını kısaca şöyle sırılayabiliriz;

a) Bedensel gelişmemizin temelini oluşturur.

b) Spor, vücudumuzun sağlam, sağlıklı ve zinde olmasını sağlar.

c) Spor, vücudun estetik güzelliğini korur.

d) Ruh sağlığımızın korunmasında büyük rol oynar.

e) Spor; oyunlar, yarışmalar, gösteriler yoluyla genç insanların birbiriyle kaynaşmasını sağlar.

f) Spor, insanlara neşeli, eğlenceli anlar yaşatır; onlara insan sevgisi, yardımlaşma duygusu aşılar.