6 Aralık 2019, Cuma
Ana Sayfa / Belirli Gün ve Haftalar / Gazeteciler Günü (10 Ocak)

Gazeteciler Günü (10 Ocak)

belirli günlerÇalışan gazeteciler günü kutlu olsun

ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!

İnsanların kendi fikirlerini özgürce ifade edebilmek için doğru bilgiye ulaşmaya ihtiyaçları ve hakları vardır. Demokratik toplumlarda topluma bu hakkı kullanması yönünde en büyük katkıyı basın mensupları sağlamaktadır. Bu bağlamda basının özgür olması, demokratik toplum olmanın da kaçınılmaz bir gereğidir.

Toplumu önemli konularda aydınlatarak kamuoyu oluşturan, meslek ilkeleri ışığında görevini sürdüren basınımızın, özgürlükçü ve demokratik bir anlayışın sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahip olduğunu biliyoruz. Bu vesileyle de gazetecilere ekonomik ve sosyal haklar sağlayan 212 Sayılı Yasanın 10 Ocak 1961 de kabulüyle ilan edilen “Çalışan Gazeteciler Günü”nün, bu yıl 50. yılını kutluyoruz.

Basının doğru, tarafsız ve ilkeli haber verme misyonunu yerine getirebilmesi, kamuoyunu hiçbir baskı altında kalmayacak şekilde bilgilendirebilmesi için kendi iradesiyle doğru bilgiler ışığında karar verebilmesinin ve gerekli yasal prosedür ile tam bağımsızlığının sağlanması gerekmektedir.

Günümüzde Türk basınının özgürlüğü, her ne kadar kanunlarla garanti altına alınmış gibi görünse de, çeşitli yollarla haber ve ifade özgürlüğü baskı altına alınmaya, egemen anlayışın çıkarlarına hizmet eder hale getirilmeye çalışılmaktadır. Basın tekelleştirilmekte, siyasi ve ekonomik gücü elinde bulundurulanlar, basını kendi propagandalarını yapmak için bir araç olarak kullanmaktadırlar.

Yoğun bilgi akışının olduğu günümüzde ifade özgürlüğü yalnızca temel bir hak ve iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda toplumsal işlevi dolayısıyla da önem kazanmaktadır. Türkiye’de de oldukça farklı anlayışta ve çizgide basın kuruluşları olmasına rağmen devlet, çıkarları ile çatışan noktalarda basına müdahale etme ve sansür uygulama refleksinden bir türlü kurtulamamıştır.

Hükümetin anayasal bir zorunluluk temelinde ele alması gereken basın özgürlüğü, bugün sindirme politikalarının cenderesinde kalmıştır. Birçok gazeteci sadece işlerini yaptıkları için suçlu ilan edilmiş, günlüklerine el konulup operasyonlar düzenlenmiştir. Ancak basının toplumsal yaşam için taşıdığı önemin daha fazla zarar görmemesi için basın-siyaset ilişkisindeki çatışmalar hukuki yollardan çözülmeli, basın gruplarının tekelleştirilmesine son verilmeli; Türk basını, bilgi verme ve kamuoyu oluşturma görevlerini baskı altında kalmadan yerine getirebilmelidir.

MEHMET BALİK
ANTALYA EĞİTİM İŞ ŞUBE BAŞKANI

 

belirli günlerGazeteciler günü hakkında genel bilgi

1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar. Bu gelişme karşısında, gazeteciler 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla Sendika binası önünde toplanarak Vilayet’e kadar bir yürüyüş yaptılar. Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında ise Sendika’nın öncülüğünde, BASIN adıyla kendi gazetelerini 11-12-13 Ocak 1961 tarihlerinde yayımladılar.

O tarihten sonra 10 Ocak, “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, “bayram” olmaktan çıkarıldı ve “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılmaya başladı.

 

belirli günler
KİM, NERDEN BİLECEK?

Sevgili dostlar; yıl içinde hemen her gün değişik bir gün veya haftanın kutlamasını yapılır. Kimi zaman hayvan hakları dillendirilir kimi zamanda insan hakları

Okullarımızda “Belirli gün ve haftalar” başlığı altında yeri ve zamanı geldikçe günün anlam ve önemine binaen programlar yapılır, yazılar şiirler okunur, paneller düzenlenir. Bütün bu yapılanların bir tek amacı vardır o da “dikkatleri o konu üzerine çekmek”

10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanmakta.
İşte bu günde basın organlarının yayın yapma ve halka bağımsızca haber verme özelliğine dikkat çekilmesi amaçlanmaktadır.

Gazeteci derken basından söz ediyoruz ki; Basın deyince aklımıza ilk olarak, gazeteler, televizyonlar, radyolar, dergiler ve yazılı haber bültenler gelir değil mi?

Hiç merak edip düşündük mü; basın olmasaydı nasıl olurdu diye?

Basın organları olmasaydı ülkemin dört bir köşesinde neler oluyor, kim ne yapıyor, taraftarı olduğumuz takım nerde kiminle oynuyor nasıl haberimiz olabilirdi?

Basın organları olmasaydı “Dünya Kupası” maçlarını canlı olarak evimizin rahat koltuklarında çaylarımızı yudumlayarak izleyebilir miydik?

Basın organları olmasa ülkemizden binlerce kilometre uzakta olan herhangi bir ülkedeki bir olaydan hiç haberdar olabilir miydik?

Gazetecilerde birer basın mensubudurlar. Aynı zamanda Cumhuriyet’in ve demokrasinin vazgeçilmez unsuru ve temel taşlarından biridirler.

Gazetecilik, fedakârlık isteyen, zor şartlarda yapılan çok önemli bir meslektir.
Günümüzün en dinamik mesleklerinden biridir gazetecilik.

Gazeteci; kamuoyunu aydınlatmak için günün her saatinde zor şartlarda ve sorumluluk duygusu içinde toplumu bir taraftan gelişen olaylar karşısında bilgilendirmek için haber peşinde koşar.

Gazeteci haberini yaparken bir taraftan da halkın talep ve beklentilerini tarafsız bir biçimde yansıtarak önemli bir kamu görevini yerine getirir.

Gazeteci halk adına görür, gözlemler ve kamuoyuna taşır.

Gazeteci bu ve benzeri birçok önemli işleri yaparken; zamanından, ailesinden fedakârlıkta bulunur.

Gazeteci hepimizin malumu üzere, mesleklerinin gereğini yerine getirmek için görev yaparken yeri gelince canını dahi tereddütsüz ortaya koyar.

Sevgili dostlar; bu köşeden sizlerle kalemimin yazdığı, dilimin döndüğünce bir şeyler paylaşıyorum paylaşmasına da ben gazeteci olabilir miyim orasının cevaplaması zor.
Yazımın başında sizlere sorduğum “Hiç merak edip düşündük mü; basın olmasaydı nasıl olurdu diye?” sorusunu kendime şu şekilde sordum: “Gazeteciler yazmasa neler olurdu?”
Uzunca düşündüm cevap olarak dedim ki:

GAZETECİ YAZMAZSA

“Devlet baba”nın yaramaz çocuklarını(!)
Kim, nerden bilecek yazmazsa gazeteci?
Hamutuyla yuttuğu(!) mal varlıklarını
Kim, nerden bilecek yazmazsa gazeteci?

Boy pos tamam; endam da yerinde, ne âlâ
O konuşurken başkası sussun! Pekâlâ;
“Duyduğun doğru mu? ” soruşturmazsan hâlâ
Kim, nerden bilecek yazmazsa gazeteci?

“Benim” diyen, adam sayılmamalı bence
“Ben” demek; bizi yok saymak değil mi sence
Halkı yok sayanlar, halka olur eğlence
Kim, nerden bilecek yazmazsa gazeteci?

Başta tutup “tarafsızlık” olan ilkeyi
Dört bir koldan haber için gezip ülkeyi
“Şok! ” haberler yapıp doldurmasa helkeyi
Kim, nerden bilecek yazmazsa gazeteci?

Kurumlar, daireler, amirler… Say ki say!
İş yapmak için bekleşip dururlarken pay
Halil; birileri “DUR” demezse, vay ki vay!
Kim, nerden bilecek yazmazsa gazeteci?

Demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biri olan ve insanlara bilgi akışı sağlamak gibi çok önemli bir görevi gerçekleştiren gazetecilerimizin “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü” kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyor, saygılar sunuyorum.

Halil MANUŞ